“Ayağım kopsa bile oynamak istiyorum”
Sakat ve cezalı futbolcular nedeniyle Almanya maçı kadrosu 14’e inen Milli Takım futbolcularından ilk açıklama Servet Çetin’den geldi. Turnuvaya sakat gelen ve buna rağmen üç karşılaşmada sahaya çıkan Servet, yarı finalde de oynamak istiyor. Milli Takım doktorları bu olasılığın çok düşük olduğunu belirtiyor. Türk Tabipler Birliği de Servet’in oynamasını “insan hayatına verilen değer” olarak yorumluyor.
Gökhan Tan
Tarih : 24.06.2008
Kazanmıştık ve sevinçliydik. Yumruğunu masaya vur vura konuşan “mucizeci” Fatih Terim, adeta “ayağınızı denk alın” demek için çağırmıştı basın mensuplarını. Oysa bir toplantı da yoktu gündeminde. Aynı saatlerde “kaybeden” Çek meslektaşı Karel Brückner, gülümseyen yüzüyle, olağan toplantısını yapıyordu. “Futbol, yenilgiler ve zaferler olmadan yaşanamaz” diyordu milli takımdan ayrıldığını duyururken. Alkışlarla uğurlandı. Ya Terim, kaybeden teknik direktör olsaydı?
Volkan Ağır
Tarih : 17.06.2008
Türkiye maçta o kadar acizdi ve ne yapacağını o kadar bilmiyordu ki, bu çaresizlik Çekleri bir rehavet bataklığına çekiverdi. Ama sadece bu da yetmezdi ve oynamaya başladı mı kimsenin durduramayacağı bütün zamanların o meşhur oyuncusu da sahneye çıktı: Şans! Ama bu skor, kendini bilmezliği bağnazlığa dönüştürecek kadar kamçıladı. Futbolun dışına taşan bu oyunun başrollerinde Fatih Terim ve Emre Belözoğlu vardı.
Mustafa Alp Dağıstanlı
Tarih : 17.06.2008
Fatih Terim: “Bulmuşşunuz rahat ülkeyi yazıyorsunuz”
Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, dün sürpriz bir şekilde basının karşısına çıktı. Ama sürpriz olmadığı üzere yine basına yüklendi. Oysa tüm spor basını aynı gün, Çek Cumhuriyeti galibiyeti nedeniyle Milli takım’ı “yere ğöğe sığdıramıyor”du. Görünen o ki Terim’in gerilimden beslenen tavrı, basının sevinmesine bile izin vermiyor.
Medyakronik
Tarih : 17.06.2008
Spor Yazarı Bağış Erten’in benzetmesiyle “Top yuvarlak, ama Türk Milli Takımı’nın topu daha da yuvarlak.” Topu bu kadar yuvarlaklaştırmak elbette Fatih Terim’in şahsına münhasır anlayışının ürünü. Artık alışık olduğumuz üzere teknik adam, kendi gerçeğini, kendisi gibi düşünmeyen herkese kabul ettirmek için çabalamaktan bu turnuvada da vazgeçemiyor.
Gökhan Tan
Tarih : 16.06.2008
“Kabul edelim ki biz olmasak bu kupa çok sıkıcı olacak”
Ne oynadığımız futbolu, ne de maçları nasıl kazandığımızı biliyoruz. Fakat şu ana kadar oynanan 18 maç sonunda Euro 2008’in, tartışmasız en sıra dışı takımıyız. Çek Cumhuriyeti galibiyetinden sonra Milli Takım belki de, şampiyonanın en formda ekibi Hollanda’dan bile daha çok konuşuluyor.
Medyakronik
Tarih : 16.06.2008
“Atarsa benim oğlum atar” demişti Semih Şentürk’ün annesi!
Fatih Terim, Euro 2008’de geride bıraktığımız 180 dakikanın sadece son çeyreğinde inadından vazgeçti. Terim, malumu görmezden gelerek takımın gerçek yıldızı olduğunu göstermek istedi belki de. Gelgelelim kafasındaki şablon, hadiseye duygusal yaklaşan “milli takım anneleri” tarafından yıkıldı. "Set"e sonradan getirilen Semih Şentürk ve Arda Turan, Türkiye’nin umutlarını Çek Cumhuriyeti maçına taşıdı.
Volkan Ağır
Tarih : 12.06.2008
Sahi, neydi bizim futbolcuların yüzleri öyle?
KRONİKMEDYA- Sabah yazarı Umur Talu’nun Portekiz’le oynadığımız kâbus gibi maçtan sonra kaleme aldığı yazısının başlığını (“Ruhsuz futbol”) görünce, “Hah” dedim kendi kendime, “onun gibi biri, ’ruh’u futbol medyamızın kullandığı anlamda kullanmış olamayacağına göre…” Tam düşündüğüm gibi çıktı, Talu, “öfke dolu yüzlerle düşmana saldıran” bir “ruh”tan değil, “futbol neşesi”nden söz ediyordu. Yenilmiştik, çünkü fena halde neşesizdik…
Alper Görmüş
Tarih : 10.06.2008
Sadece “Kendimizi hatırlatmak” değil
Tecrübeli ama hâlâ genç bir kadro; yeni bir futbol anlayışı. Bu takımın başarılı olması, Euro 2008’in ötesinde, Türk futbolunun bazı hastalıklarından kurtulmasını da sağlayabilir. Örneğin, belki de, Hakan Şükür’ü tartışmaktan kurtulabiliriz. Bu “hatırlatmak” kadar, “unutturmak” için de oynamamıza bağlı.
Volkan Ağır
Tarih : 05.06.2008