Gençlerbirliği Oftaşspor ismini ve rengini değiştirerek Ankara’nın köklü kulübü Hacettepe’nin ismini aldı. Bu değişikliği, düşen takımı ligde tutmak amacıyla yapılan hülleli kulüp birleşmeleriyle karıştırmamak lazım. Çünkü Melih Gökçek’in “kuruttuğu” Hacettepe’nin dirilmesi, bir taraftarının da söylediği gibi Ankara’da adrenalin yaratıyor.
Volkan Ağır
Irkçılık karşıtlarının sembolü haline gelen Barcelona’nın Kamerunlu futbolcusu Eto’o, sürpriz bir kararla Özbekistan’a transfer görüşmesine gitti. Oysa başta İspanya’nın Valencia kulübü olmak üzere İngiltere’den Chelsea, Tottenham, Arsenal ve Manchester City, İtalya’dan Juventus ve Milan ve Fenerbahçe futbolcuya talip olduğunu bildirmişti. Onun için en yakın iki ihtimal İtalyan ve Türkiye gözüküyor.
Eren Bircan-Gökhan Tan
Barcelona’da oynayan amcasının peşinde futbolcu olma hayalleri kuruyordu. Onu tenise ikna etmek kolay olmadı. 16 yaşında profesyonel oldu ve dört yıl sonra, dünya klasmanın ikinci sırasına yerleşti ve bırakmadı. Önündeki isim Roger Federer’i çim kortta ilk kez, Wimbledon 2008’in finalinde geçti. Bu galibiyetten sonra Rafael Nadal toprak kortta hak ettiği dünya birinciliğine ulaşabilir mi?
Anıl Kiper
Altı yıldır İspanya’da top koşturan Nihat Kahveci, Avrupa liglerinde Türkiye’yi temsil eden en başarılı Türk futbolcusu. Kulüplerimiz zaman zaman, şu anda top koşturduğu Villareal CF’ın kapısını aşındırsa da Nihat’ın Türkiye’ye dönmeye hiç mi hiç niyeti yok. İspanya’nın Castellon şehrinde tam da istediği hayatı yaşıyor. Kafası da, futbolu gibi sağlam.
Bilge Egemen
Rusya, beklenen sürprizi gerçekleştirerek dün gece turnuvanın en iyi ekibi Hollanda’yı kupa dışına itti. “Beklenen” diyorum çünkü eksiksiz bir Rus takımının, mükemmellik uykusundaki Hollanda’yı devirmesi çok mümkündü. Oysa, her zaman olduğu gibi yarı finale düşe kalka gelen Almanya, her zaman olduğu gibi turnuvanın yere en sağlam basan takımı. Türkiye’de ise ancak maça çıkabilecek sayıda oyuncu kaldı.
Gökhan Tan
İsviçre ve Çek Cumhuriyet’i galibiyetleri sonrasında, sadece basına yansıyan haberlere bakıldığında bile, 7 kişinin yaralandığı görülüyor. Sabah yazarı Hıncal Uluç, “İnşallah eleniriz” başlıklı bugünkü yazısında “Güya havaya saydırdıkları kurşunlarla, zaferi kana boyayanlar”a dikkat çekiyor ve “Hırvat zaferi kaç cana mal olur” diye soruyor.
Gökhan Tan
Türkiye maçta o kadar acizdi ve ne yapacağını o kadar bilmiyordu ki, bu çaresizlik Çekleri bir rehavet bataklığına çekiverdi. Ama sadece bu da yetmezdi ve oynamaya başladı mı kimsenin durduramayacağı bütün zamanların o meşhur oyuncusu da sahneye çıktı: Şans! Ama bu skor, kendini bilmezliği bağnazlığa dönüştürecek kadar kamçıladı. Futbolun dışına taşan bu oyunun başrollerinde Fatih Terim ve Emre Belözoğlu vardı.
Mustafa Alp Dağıstanlı