Beraber uyumak!

İşin doğrusu, ben kendimi bir kızla beraber genellikle sıkıcı buluyorum ve kendi sıkıcılığımdan kaçıyorum galiba.

3/07/08 - 14:29

Kerem Bengi
bengikerem@yahoo.com


Bu sefer de Müge tutturdu, “Neden burada uyumuyorsun?” diye. “Seviştikten sonra hep gidiyorsun…”

Doğrusu, bir cevabım yok. “Gitmem lazım,” diyorum. Gerçekten de gitmem lazım, ama neden gitmem lazım, onu ben de tam bilmiyorum.

Müge’nin annesi, babası tatilde. “Benim yatağımda uyuruz,” diyor. “Ben gideyim en iyisi,” diyorum.

Beraber uyuyacağız da n’olacak? Başka uykulara dalıp başka rüyalar göreceğiz nasıl olsa. Ben yalnız uyumak istiyorum. Başka bir nedenim yok.

Daha önce de karşılaşmıştım böyle isteklerle. Hatta, eski bir sevgilimle, Yasemin’le de aynıydı durum. Sabaha karşı bile olsa kalkıp evime gelirdim. O da anlamazdı bir türlü neden gittiğimi. Altımda araba yokken bile sabahın üçünde, dördünde düşerdim yola, eve giderdim. “Hadi benim isteğimden geçtim, üşenmiyor musun hiç,” diye sorardı. Üşenmezdim, hâlâ da üşenmem.

Aslında, üzülürdüm bu kadar çok istediği bir şeyi yapmıyorum diye. Ben aslında tatlı dil karşısında yelkenleri suya indirme eğiliminde olduğum için genellikle, bu durumun önüne geçmek için, olduğumdan katı bir tavır takınıyorum ister istemez. Yani bir refleks gibi. Ortaya çıkan bu katılık da beni rahatsız ediyor.

Bir yandan anlıyorum onları da. Kendilerine değer verilmediği hissine kapılıyorlar herhalde: “Ne yani, seviştik, oldu bitti mi. Bunun için mi herşey…?”

Evet, belki de böyledir; seviştik, oldu bitti. Sonra bir daha sevişiriz…

“Paylaşalım!” Paylaşmak başlı başına bir amaç olabilir mi? İnsan birşeyler yaparken paylaşır zaten. Yemek yiyoruz, sinemaya gidiyoruz, arkadaşlarla buluşuyoruz, çay içiyoruz ya, paylaşıyoruz işte.

İşin doğrusu, ben kendimi bir kızla beraber genellikle sıkıcı buluyorum ve kendi sıkıcılığımdan kaçıyorum galiba. Tabii başka şeyler de yapıyorum, yapmak istiyorum, yapmaktan hoşlanıyorum, ama bir kızla yapılacak en zevkli şey de sevişmektir diye düşünüyorum. Araya bir sürü garnitür sokmanın ne âlemi var!

Sinan korktuğumu söylerken haklıydı belki de. Galiba biraz korkuyorum. Eğer seviştiğim kızla beraber uyursam, bu başka türlü de algılanabilir. Kadınlar bir sürü şeye erkeklerin hayal edemeyeceği anlamlar yükleyebiliyor. En azından, ben yükleyebilirler diye korkuyorum. Beraber uyumamıza da ilişkimizin olan kadarından daha fazla anlam yüklemelerinden korkuyorum. Bu istemediğim bir şey, çünkü o zaman kendimi bağlı hissediyorum. Kendimi bağlı hissetmek de beni tedirgin ediyor. Yaradılışıma aykırı geliyor.

Böyle bir ilişkide tarafların beklentileri aynı olmayabiliyor tabii. Ama bana da hep böyleleri mi rastlıyor, ne? Ya da onlar normal, bende bir tuhaflık var.

Tabii bütün kızlar aynı değil. Daha doğrusu, hadi kendimden bahsedeyim, sevgililerimin hepsiyle ilişkim aynı değil. Kimine daha çok yakınlık duydum, kimine daha az. Yani, “Kadınları sadece bir seks objesi olarak görmüyoruuuum,” demek istiyorum. “Eh, o zaman bunu kanıtla, beraber uyu,” da denemez herhalde. Herşeyi beraber yapmak zorunda mıyız?

Bir yere gittiğim zaman —yemeye, içmeye, oynamaya— bakarım ortalıkta kadın var mı diye. Olmaması rahatsız eder beni. Ama her seferinde de kız arkadaşımı alıp gitmem mesela. Her yere kızıyla giden, herşeyi kızıyla yapan erkekleri de anlamam. Şöyle erkek erkeğe gidip içip konuşacaksınız mesela, biri, pat, kızıyla çıkıverir. Yahu bir değil beş değil, her keresinde de ne oluyoruz!

Aslında üzülüyorum. Müge’yle de öyle oluyor. “Şimdi ben gidiyorum,” diyeceğim, o da üzülecek diye üzülüyorum. Üzülecek bir sürü şey varken hayatta, böyle şeylere üzüldüğümüz için de üzülüyorum.

İşin aslı, orada kalıp beraber uyursak kendimi yalnız hissedeceğimi biliyorum. O ise tam tersini düşünüyor. Yalnız kalmamak, yaşanan bir yakınlık sonrasında yalnız kalmamak için beraber uyumak istiyor. O yakınlığın başka bir şekilde devam etmesini istiyor.

Ben ise “Bu yakınlık, en azından şimdilik kâfi,” diye düşünüyorum. Kendi içimde yalnızlaşmamak, kendimden ve aslında ondan da uzaklaşmamak için gidiyorum. Kendime devam etmek için gidiyorum.

Sevişmek üzere!

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan MEDYAKRONİK sorumlu tutulamaz.

Yorumlar Yorum Sayısı 1

Yorum Ekle

levanten (Yazar'ın tüm yorumları) 6.7.2008 - 09:35

Mügeeeee , Yasemiinnnnn ne yapmışsınız siz bu çocuğa yahu? Sinan'a not: Biraderim şu Kerem'e bişeyler yap yoksa kafayı yiyecek yeminle. Kerem'e not: Bu yazdıklarından senin kadın olduğun vehmine kapılıyorum, bilmiyorum neden.

14 Ekim Salı