Azize’nin başörtüsünü takmayan ABD gaflet uykusunda!

Amerikalı Müslümanlar, kendileri ve İslam’la ilgili önyargıları kırmak ve entegrasyonu teşvik etmek için uğraşıyor.

24/06/08 - 19:54

haberin fotoğrafları

1

Mustafa Alp Dağıstanlı
malpda@yahoo.com

Başörtüsü, Türkiye’de, örtmesi “gereken”den daha fazla yeri örtüp görmeyi engeller hale geldiği için yine başörtüsü meselesi üzerinden gidip dünyaya bir pencere açabiliriz belki.

Amerika Birleşik Devletleri’nde de küçük bir başörtüsü sorunu yaşanıyor bir süredir! Son zamanların popüler dergilerinden Azizah’nin kapağında sürekli başörtülü kadın fotoğrafı yayınlamasından şikayetçi olanlar var. Dolayısıyla, derginin Amerikalı Müslüman kadınları tektip göstermeye çalıştığını düşünüyorlar.

Derginin kurucusu ve editörü Tayyibah Taylor ise, Christian Science Monitor gazetesinin haberine göre, şöyle cevaplıyor bu eleştirileri:

“Dergimizin Müslüman kadınların dergisi olarak kolayca ayırdedilebilmesini istiyoruz. Bir Müslüman kadın toplum içinde başını örtmeyebilecek olsa da, namaza durduğunda örter. Dolayısıyla, Azizah’nin kapağında olmayacaksa nerede olacak? Başörtülü kadınları Cosmo’nun veya Woman’s Day’in kapağında bulamazsınız ki.”

Neyse ki, şimdilik ABD’de bir rejim sorunu çıkmış değil bu yüzden. Okullarda da başörtüsü sorunu olmadığını, en azından, başbakanımız Tayip Erdoğan gibi zenginlerimizin kızlarını okusunlar diye ABD’ye göndermesinden biliyoruz.

Azizah, ABD’de çıkan tek Müslüman kadın dergisi değil, tahmin edilebileceği gibi. Özellikle 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra Müslümanlar, kendileri ve İslam hakkında haksız ve yanlış önyargıların yayılmasından muzdarip hale geldi. Tabii Başkan George W Bush’un Haçlı ruhunu yeniden canlandırmaya dönük konuşmaları ve muhafazakar yazarların yazıları, Müslümanların kendilerini ve dinlerini anlatmaya sevketti.

Öncelikli hedefleri Müslüman cemaatlerin Amerikan toplumuyla entegrasyonunu teşvik etmek olan bu dergiler, tektip Müslüman anlayışını yıkmaya, çeşitliliği sergilemeye çalışıyor bir yandan da. Böylelikle, bütün Müslümanları şeytanileştiren zihniyet kalıplarını kırmaya çalışıyorlar.

15 günlük bir fikir dergisi olan Islamica, bu bakımdan iyi bir örnek. Doğrudan bu meseleye değinen “‘Ilımlı İslam Miti’ Miti” gibi makaleler, “Medeniyetler Çatışması”nın yazarı Samuel Huntington ve uluslar arası üne ve öneme sahip Karen Armstrong gibi teologlarla röportajlar, İslam dünyasının çeşitli köşeleriyle ilgili yazılar, “Sizle biz arasında müşterek bir dünya; 100 Müslüman lider Hıristiyanları barış için birleşmeye çağırıyor” gibi kampanyalarla dolu bir dergi. (Cemaate bir not düşelim bari bu arada: Son sayısındaki bir kitap eleştirisinde The Lost Jihad: Jihad of Love’da (Kaybedilmiş Cihad: Aşk Cihadı) Fethullah Gülen’den de bir alıntı var. Ama “yazar” olarak bahsediyorlar, “hocaefendi” falan gibi ulviyet aütfedilecek bir sıfat kullanılmamış.)

Fakat asıl zenginlik kadın dergilerinde. Azizah’nin yanısıra, önemli sayılabilecek birkaç dergi daha var: Elan, Muslim Girl ve America’s Muslim Family. Sonradan Müslüman olan ve 2003’te kocasıyla beraber America’s Muslim Family’yi çıkaran Kari Ansari, “Müslüman olmayanların bizim hayatımıza bir göz atmalarını sağlıyoruz. Ana görevimiz, entegrasyonu sağlamak” diyor. (“Muslim-American Magazines Explore Identitiy” 23.08.2008)

Azizah’nin durmadan başörtülü kadın kapaklarıyla eleştirilmesine karşılık, Muslim Girl fazla liberal olduğu için tepki topluyor. Başörtülü veya açık cıvıl cıvıl, kimi şuh Müslüman kızlarla dolu dergi. Mesela bir yandan “Ayın Müslüman Kızı”nı seçiyor, bir yandan da okurlarını Kurani ilkeler ve İslami değerler konusunda fikirlerini söylemeye, tartışmaya davet ediyor.

Biraz daha dolu ve ciddi bir dergi istiyorsanız Elan’a bakmalısınız; zaten alt başlığı da “Rethink Islam” (İslam’ı yeniden düşün, anlamına).

Monitor’ın haberine göre, okurlar nisbeten zengin olmasına rağmen sadece birkaç büyük ilanverenin ilgisini çekebilmiş bu kadın dergileri. Yine de birkaç gedik açılabilmiş; IKEA, Azizah’ye ilan veriyor, Fox televizyonu da Muslim Girl’e mesela.

Kısaca, ABD’de Müslümanlar, her düzeyde kendilerini ve dinlerini anlatabilmek için çaba sarfediyor. Son örneklerden biri de Princeton Üniversitesi öğrencilerinin Mayıs başında çıkarmaya başladığı, İslami meseleleri ele alan 15 günlük Misbah dergisi. Kendilerini anlatma çabasıyla entegrasyon çabası atbaşı gidiyor. Çoğunluğunu Hıristiyanların oluşturduğu bir toplum içinde birarada yaşamanın yolunu arıyorlar.

Nüfusunun yüzde 99’u Müslüman olan Türkiye’de, Hıristiyanların boğazları kesiliyor, yazı yazdı diye insanlar öldürülüyor ve yargılanıyor, başörtülü çocuklar okullara sokulmuyor, askerin içinde birileri “irtica gelmesin diye” darbe hazırlıkları yapıyor, Kayseri’de içki bulunmuyor, bilmemnerede Ramazan’da oruç tutmayan taciz ediliyor, Aleviler ikinci sınıf muamelesi görmekten şikayet ediyor, Kürtler varlıklarının yeterince temsil edilmemesinden yakınıyor…

Ama tabii, medenniyyyetler ittifakını sağlayacak olan da biziz.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan MEDYAKRONİK sorumlu tutulamaz.

Yorumlar Yorum Sayısı 0

Yorum Ekle

11 Ekim Cumartesi