Alper Görmüş
agormus@medyakronik.com
Taraf gazetesinin yayımladığı “Genelkurmay Bilgi Destek Faaliyeti Eylem Planı” manşetinin haber olarak önemi meydanda; 20 Haziran tarihli yazım bunun üzerineydi.
Ben, bu haberin Türk basınındaki geniş yansımasına baktığımda (üstelik Genelkurmay Başkanı gazetecilere “habere değil, haberi veren gazetenin finansörüne bakın” demişti), varlığı ve önemi nihayet kabul edilmiş bir gazete görüyorum. Taraf, cesur tavrıyla “vasatlık kırıcı” bir rol oynuyor Türk basınında.
İkinci Dünya Savaşı’nın bitiminden komünist sistemlerin çöktüğü 1980’lerin sonuna kadar geçen süreyi ya da onun bir bölümünü yaşayanlar gayet iyi bilir: Eskiden birinin çanına ot tıkamak istediğinizde, onun “komünist” olduğunu söylemeniz yeterdi.
1989’dan sonra oradan ekmek yenilemeyeceğinin anlaşılmasından sonra “şeriatçılık” suçlaması girdi devreye. Bunun, insanda mizah duygusu yaratan tipik örneklerinden biri de eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’e ilişkindi. Hatırlayın, Özkök, 2004’te girişilen Sarıkız darbesini engellemeye çalıştığı için Sarıkız’cılar tarafından böyle suçlanmıştı. Keza, seçildiği günleri izleyen günlerde eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’den bile kuşkulanılmıştı. Emin Çölaşan’ın o günlerde kaleme aldığı anti-Sezer yazılarını görseniz, çok şaşırırdınız.
Ahmet Altan’ın cevabı
Günümüzün en etkili suçlaması ise “Fethullahçılık…” Nokta’nın yayınları nedeniyle o damgayı yemişlerdenim; fakat 1994’te de “Refahçı” olduğum için şerbetliyim ben (o zamanki suçum da genel yayın yönetmeni olduğum Aktüel’de Refah Partisi eki vermekti).
Şimdi de Taraf yazarı olarak ucundan da olsa aynı suçlamayla karşı karşıyayım. Geçtiğimiz günlerde derginin genel yayın yönetmeni Ahmet Altan, “Gazetenin finansörüne bakın” diyen Genelkurmay Başkanı Büyükanıt’a hepimiz adına güzel bir cevap verdi. Şöyle yazdı:
“Türkiye’nin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın yanına çağırdığı bazı gazetecilere bizim gazeteyle ilgili söylediği sözleri okudum dün sabah. ‘O gazetenin finansörüne bakın’ demiş. Gazeteciler baksınlar. Ama gazetecilerin bakması yetmez, bir genelkurmay başkanı bir gazetenin ‘finansöründen’ kuşkulanıyorsa emrindeki bütün istihbarat örgütleri de bakmalı. Orgeneral Büyükanıt da, bu gazete de toplumun önünde duruyor.
Eğer herhangi biri, bu gazetenin o söyledikleri örgütlerle ‘gizli’ bir ilişkisini, ‘gizli’ bir para kaynağını ortaya çıkarırsa, belgesini değil sadece bunu düşündürecek bir ilişkisini göz önüne sererse, burada, herkesin önünde şerefim üstüne yemin ediyorum, o gün bu gazeteyi kapatıp arkadaşlarımla birlikte gideceğim.”
İki yazar, iki yaklaşım…
Ahmet Altan’ın bu açık davetiyle ilgili olarak Yeni Şafak’tan Kürşat Bumin ve Akşam’dan Serdar Akinan görüşlerini açıklayan yazılar kaleme aldı.
Kürşat Bumin (23 Haziran) Ahmet Altan’ın yazısını “meydan okuma” diye tanımlıyor ve bunun Türk basınında ilk kez yaşandığını belirtiyor. Ardından, Radikal’in Susurluk günlerindeki iyi gazeteciliğinin birkaç yüz binlik okur kitlesi yarattığını hatırlatıyor ve belki de, başlangıçtan beri Taraf’ın ayağına dolaşan bu psikolojik pranganın kırılmasıyla Taraf’ın satışlarında bir patlamanın yaşanabileceği tahmininde bulunuyor:
“Genelkurmay Başkanı’nın ‘gizli finansörlere’ ilişkin ‘talihsiz’ açıklaması, belki de, Taraf‘ın satışını yerinden oynatacak bir etken olacaktır. Neden olmasın? Ülkedeki manzarayı umumiye ‘Susurluk’ günlerinin manzarasından çok mu uzakta? Her şey bir yana, ‘göz göre göre’ gelen bir cinayete kurban verdiğimiz Hrant’ımızın yokluğu bile tek başına bizi bu ülkedeki karanlık ilişkilerin istikrarı karşısında isyan ettirmiyor mu?
“Dolayısıyla, Altan’ın hakkında konuştuğumuz yazısı, Taraf‘ın başını sarmış söylenti bulutlarının dağılmasına ve gazetenin hak ettiği okur sayısına ulaşmasında etkili olabilir. ‘Susurluk’ta bir gazeteyi 519.111 satışa ulaştıran okurlar, bu sefer gönülleri hepten ferah olarak yeni bir rekor denemesine girişemezler mi?”
“Taraf neden tarafsız olamaz?”
Akşam gazetesi yazarı Serdar Akinan ise Ahmet Altan’ın sözlerini inandırıcı bulmadığını yazdı. Gerekçesi ise şöyleydi Akinan’ın:
“50 bin tirajın altında, hiç de ucuz olmayan bir bordro ile, doğru düzgün reklam almadan ve 40 kuruşa gazete çıkarmak çok çok iyimser bir tahminle ayda en az 500 bin dolar net zarar yazmak demektir.
(…)
“Şimdi Ahmet Altan milleti ve etrafındakileri kandırabilir ama meslekten biri olarak şunu açık yüreklilikle söyleyebilirim bizim mahalleyi kandıramaz. Taraf’ın ekonomik olarak özgür ve bağımsız olması mümkün değildir.
“Alkım Yayınları matbaası gece vakti gizli gizli para basmıyorsa… Bu gemi yürümez. Milyonlarca doları, özellikle bugünün Türkiye’sinde, özgür bağımsız medya için verecek babayiğit biz bulamadık.”
Akinan’ın “biz” dediği, Ufuk Güldemir’in bir dönem çıkardığı “Yarın” gazetesi. Yani diyor ki, “biz” ayda 500 bin dolar zararı göze alacak bir patron bulamadık, öyleyse Taraf da bulamaz.
Enteresan bir bakış açısı olduğu muhakkak ama, çok sorunlu olduğu da ortada: Bir patron, yüz binlerce satacak bir gazetenin hayaliyle neden bir süre zarar etmeyi göze almasın? Akinan’ın yazısının son satırları da şöyle:
“Taraf nerede basılıyor? Zaman gazetesinin baskı tesislerinde… Kağıdı kalemi alıyorum elime hesaplıyorum işin içinden çıkamıyorum. Ben de haklı olarak soruyorum. Bu değirmenin suyu nereden geliyor? Bunu açıklaması gereken bir orgeneral midir yoksa gazetenin genel yayın yönetmeni mi?”
Bu soru da çok tuhaf değil mi? Bugüne kadar hangi gazete patronuna soruldu gazeteyi hangi parayla çıkardığı? Ne güzel; sen uyduruk bir iddiayla birini şaibe altında bırakacaksın, sonra da karşısına geçip “öyle olmadığını ispatla” diyeceksin.
Ayrıca: Taraf, Zaman gazetesinin baskı tesislerinde değil, Sabah gazetesinin baskı tesislerinde basılıyor.
msadik (Yazar'ın tüm yorumları) 2.7.2008 - 05:29
Ben Süleyman Hilmi Tunahan Efendi'nin yurdunda kalırken hocalar bize kendinizi Süleymancı diye tanıtmayın demişlerdi, Süleymancı lafını beğenmezlerdi.. Eminim ki Fethullah Gülen taraftarları da bu Fethullahçı lafını sevmiyorlardır.. İsmin sonuna -çı-çi-çü-çu getirilerek siyasi fikir,dünya görüşü ortaya konulmaz. Ülkemizin mozayiği ise Atatürkçü, Fethullahçı, dinci, laikçi, Süleymancı, ulusalcı. Bunların hiç birini tasvip etmedim. Geriye bir liberal bir de sosyalist kaldı. Ben liberali seçtim. Bu -çı-çi-çu-çü ekleri aynı zamanda bu görüşü savunmayanlar tarafından kullanılırsa ismin küçümseme hali olur. Taraf Fethullahçı derken bu eklerin küçümseme hali kullanılmıştır.
murat (Yazar'ın tüm yorumları) 27.6.2008 - 11:29
Hemen yan tarafta ilişkili haberler bölümünde "cemaat medyasının dumanlı havası" başlıklı bir yazı var. Alper Görmüş önce onu bir baştan sona, bir daha okusun. Sonra da şu komik savunmalarının üzerinde bir kez daha düşünsün. Öncelikle Nokta dergisine ilişkin suçlamalar, derginin yaptığı yayınların doğruluğu yanlışlığı bir kenara kesinlikle yerinde suçlamalar. Derginin kağıdının tonu kaç lira, o kağıda, o mürekkeple, dört renk baskıyı kaç liraya yapılır bunların hepsini biliyoruz. Alper Bey martavallarını başkasına okusun. Tanesi 1 YTL'ye satılan ama bunun çok daha üzerine mal olan Nokta dergisi, bu zararı Gülen sermayesiyle aşmış mısır aşmamış mıdır, soru bu. Elini vicdanına koysun, salt Bakırköy'deki binanın atıl durumda olmasının maliyetini bile karşılayamayacak olan bu dergiyi kimin neden finanse ettiğini açıklasın önce.ç Öyle ya, Doğan grubu borsaya kote olan bir şirket neticede, dolayısıyla bütün ticari ilişkilerini, hesaplarını, planlarını, karlarını, zararlarını görebiliyoruz. Zaten Alper Görmüş de bunları görüyor ve bütün Doğan Grubu haberlerini Doğan grubunun ticari çıkarları doğrultusunda ele almayı pek ala biliyor. Peki neden aynı şeyin Alkım yayınlarına ya da ne idüğü belirsiz Nokta patronlarına uygulanması caiz olmuyor? Bir doğru söze, bin yanlış karşılığında boyun eğecek, kanacak değiliz. Alkım yayınları ayda 500 bin doları (ki bu esasen çok daha fazla) nereden ve nasıl bulmaktadır? Yılda 6 milyon dolar eden bu nakit rezervi kazanırken örneğin geçen yıl ne kadar vergi ödemiştir? Hepimiz iş yapıyoruz, hepimiz hesap biliyoruz. Alper Görmüş şu soruya cevap versin: Fethullah Gülen'in sevdiği şarkılar kasedi ilanının 20 bin satan Taraf gazetesinde yayınlanmasının reklamveren şirkete maliyeti nedir? Sözkonusu kasedin ilanının yayınlanacağı yer, hedef kitle itibariyle Taraf gazetesi midir? Bu ilan karşılığında kaç lira alınmıştır ve dünyanın en absürd şeyi olsa da, o gün gazeteyi satın alan 20 bin kişi hep beraber çok etkilenip bu kasetten alsalar reklamveren, verdiği reklamın maliyetini karşılayabilir mi? Aynı şekilde Türkiye Finans ilanı yayınlandı Taraf gazetesinde. Türkiye Finans, acaba borsaya kote olsaydı ne olurdu? Ben söyleyeyim, borseye kote olan bir şirketi bilerek zarara uğrattıkları ve hortumladıkları gerekçesiyle tüm yönetcileri ceza alırdı. Tabii sermaye piyasası kurullarının adam gibi işlediğini varsayıyorum. Bu verdiğim örneklerde "para transferi" değil de "reklam" yapıldığını iddia edebilir misiniz? Bana bu verilen reklamların, hedef kitlelerine göre uygun gazetede ve uygun maliyetlerde yayınlandığını söyleyecek bir tane iletişimci gösterebilir misiniz? Alper Görmüş doğru söylemiyorsunuz. Gerçeğin bir kısmını gizliyorsunuz. Evet, Doğan grubunun ilşkilerini pek ala biliyoruz. Her gün saldırdığınız o gazetelerin karı, zararı, reklam geliri ortada. Çünkü açıklanmak zorunda. Ben arkanızdaki finansal kirliliği sorguluyorum. Bunun söylediklerinizle yazdıklarınızla bir ilgisi yok. Bu finansal kirliliği temize çıkarmadığınız takdirde haberlerinizin maksatlı olduğunu iddia eden çevrelere verecek tek bir cevabınız da yok. Ad hominem yapıp "bir zamanlar da şöyle derlerdi, bir zamanlar da böyle derlerdi" demeyi bırakın. Zaman gazetesinin, fethullah'a feto diyen gazetecinin gözaltına alınmasıyla ilgili yaptığı "ama o gazeteci de bölücülükten yargılanmıııış.." haberine benziyor bu yaptıklarınız. Ha siz o haberi okumadınız değil mi? Öyle olur, genellikle büyük görmezsiniz bu haberleri. Yıllardır medya eleştirisi yapıyorsunuz, eleştirilerinizde grupların finansal ilişkilerini de çatır çatır gözönüne alıyorsunuz. Şimdi Nokta ve Taraf'la ilgili olarak yapılınca mı yanlış oldu bu? Tıpkı Utah'tan gelen bir maili alıp "darbe günlükleri" diye yayınlamanız ama Fikri Sağlar'ın aldığı bir duyumu haber yapmasını "böyle haber yapılmaz" diye eleştirmeniz gibi yeni bir çifte standarda mı koşuyorsunuz? Ha bu arada, Alkım yayınevinin kağıt için gerekli parayı bir fondan "ucuz kitao basacağız" diyerek temin ettiği söylentilerinin kaynağı için bir zahmet Taraf gazetesinde çalışan arkadaşlara sorun. Çünkü bütün bu finansal kirliliklerle ilgili bilgileri bir tarafımdan uydurmuyorum, bizzat Taraf çalışanlarından alıyorum. Tıpkı Ahmet Altan'ın oğlunun beş para etmez spor yazılarını zorla yayınlatması ya da "yakınca çok para gelecek" demesi gibi.
Boyunayim (Yazar'ın tüm yorumları) 26.6.2008 - 02:52
Zamanında Alper Görmüş çok yazdı bunu. Bir kesimi ve iddialarını en azından bir yayın organının iddialarını etkisizleştirmek istiyorsan en basitinden onu Fethullahçılıkla, Soros'un çocuğu olmakla suçla ve bu sayede öne sürdüğü tüm argümanları laisist medyadan ve okur kitlesinden uzaklaştır. Kitle okusa bile ilk kez aklına kazınan niteleme ile hareket edecek ve ne okursa okusun "finansmanını Fethullahçıların karşıladığı iddia edilen...." cümlesinin boz perdesi arkasından bakacaktır. Aynı Hrant'ımız öldürülmeden evvel Hrant Dink hakkındaki her hangi bir haber verirken bile "Türk'ün kanı pistir diyen Hrant Dink'in..." diye başlayan cümleler ve okuyucu kitlesinde, adı geçen zâtın şahs-ı manevisini hain damgası ile yaftalamaktan haz alan ulusal-milliyetçi-laisist medya örneğindeki gibi. Taraf'ın Zaman baskı tesislerinde basılması haberi yalan, cemaatle ilişkilendirilme çabaları komik. Taraf emin adımlarla ilerleyen cesur ve dürüst bir gazete. İsteseler de yıpratamayacaklar.
levanten (Yazar'ın tüm yorumları) 24.6.2008 - 09:17
Velev ki Zaman gazetesinin tesisinde basılsın, bu mudur yani, delil bu mudur Allah aşkına? Akinan'ın gazetecilik refleksleri alarm veriyor, farkında değil. Ayrıca belirtmeliyim, 1 ytl iken taraf gazetesini alıyordum, çünkü DVD de veriyordu, güzel oluyordu yani. 40 ykr olalı almadım, internetten okumaya çalışıyorum, ama site randuman vermiyor. Ona da bir el atılırsa tam süper olacak bence.