Neoloji’ye açık davet!

Okuyucularımızı yeni kelime, kavram ve terim türetmeye çağırıyoruz. Siz yollayın, biz yayımlayalım!

16/02/08 - 12:35

Medyakronik
neoloji@medyakronik.com

“Kendi kelimeni kendin bul. Kelimeleri ke…lime lime et, postmodern felsefelerle çapraz aşıla, mutant bir şeyler yarat. Köylük yerde dedikleri gibi, ‘Madem düğün bizim. E, oynasana kızım!’”
Bunlar kelime dağarcığımızın sığlığından yakınan yazar Hakan Yaman’ın sözleri. Yaman, boş boş oturmamış. Kalkıp düğünde oynamış. Birbirinden komik, özgün ve akıllı 1000 kelime yaratıp Türkçeye katkıda bulunmuş.
Elma Yayınevi tarafından basılan Hakan Yaman’ın “Postmodern Yakıştırmalar Kelimenü” adlı kitabı 23 bölümden oluşuyor: “İnsani hallerimizden aşk ve ilişkilere, beyaz yakalı cefakâr ofis marabalarından trafiğe, televizyon ve magazinden Avrupa Birliği’ne…”
Yaman’ın bulduğu kelimelerin hepsi oturaklı ve ciddi değil. Zaten kitabının önsözünde eğlendirmeyi ve gıdıklamayı amaçladığını anlatıyor. Ve hemen örnek veriyor:
“Eşi hamile olduğu için cinsel açlık çeken müstakbel babaya ne denir? ‘Babaza.’ Ya ‘Kiss oğlan kiss’ kimdir? Çok kolay; henüz hiçbir erkek tarafından öpülmemiş genç kız.”
İşte Yaman’ın kitabından birkaç eğlenceli örnek daha:
Hapistane: Tedavi masraflarını ödeyemeyen hastayı rehin alan sağlık kuruluşu.
Kalp sekstesi: Olgun bir beyefendinin hararetli bir seks seansı sırasında geçirdiği kalp krizi.
Bacıgard: Nişanlısı veya sözlüsüyle dışarıya çıkmasına ancak yanlarında birisi olursa izin verilen genç kıza eşlik eden aşırı korumacı kız kardeş.
Ex-zorsist: Ex’ini yani eski sevgilisini kafasından, kalbinden ve ruhundan atmakta zorlanan kederli âşık… Veya o uğursuz işe soyunan yeni sevgili.
Oytobüs: Siyasilerin seçim öncesinde yurdu gezip halktan oy istemek için kullandıkları, hoparlörlerinden yayılan sinir bozucu uyduruk şarkılar, kıro anonslarla gürültü kirliliği yaratan, mitinglerde üstüne çıkılıp hamasi nutuklar atılan, büyük ve cafcaflı seçim otobüsü.
Mimliyetçi: Milliyetçilik, vatanseverlik kisvesi ardına saklanıp her türlü yasadışı haltı yediği için kamuoyunca mimlenen, ama her defasında derin devletin himayesinde serbest kalan şüpheli ve tehlikeli şahıs.
Gaysberg: Bir ortamdaki gay nüfus. Görünenden çok daha fazlası gizli kalan kesim.
Meslektıraş: Sürekli yanınıza gelip geyik muhabbeti yapan, boş konuşup sizi meşgul eden iş arkadaşı.
Çintifada: Çin’in son 20 yılda başlattığı ekonomik hareketlenme, silkinme ve dünya devlerine kafa tutma mücadelesi. (İntifada: 1987’de Filistin’de başlatılan başkaldırı ve protestolar için kullanılan genel tanım.)
Mezarpotamya: Zamanında Akad, Sümer ve Asur gibi insanlık tarihinin önemli medeniyetlerine beşiklik yapmış, günümüzde ise her gün yüzlerce kişinin savaş ve çatışmalarda öldüğü sorunlu bölge.
İçerdöver: Her akşam bir yerde içip, eve zil zurna sarhoş gelip karısını, çocuğunu döven hayırsız koca, kötü baba, zayıf karakter.
Son olarak, Medyakronik okuyucularını neoloji çalışmasına Hakan Yaman’ın sözleriyle davet ediyoruz:
“Peki, kelimeler bu kadar eziyete ve angaryaya eyvallah demeye değerler mi? Neden paşa paşa yerimizde oturup elimizdekilerle yetinmiyoruz?
Yetinmeyiz, yetinebilemeyiz. Çünkü o kel-imelerin merhemleri olsa kendi başlarına sürerlerdi. Hem, siz sıkılmadınız mı, bir şey tartışırken, düşünürken aciz kelimelerle müebbet yatmaktan? En son ne zaman bir nesneye düşünceye veya bir kelimeye yakışan bir kavram uydurdunuz? Boş verin kelimeleri; siz en son ne zaman herhangi bir şey uydurdunuz? Sonra da karşısına geçip hayran hayran seyrettiniz, dinlediniz, dokundunuz? Başkalarının alaylarına burun büküp bilmeden kıkır kıkır kıkırdadınız!
İnadına…
….
Dakika beklemeyin. Her uğraşta sabah bülbülleri gibi döktürmeye gerek yok, çatra patra da işimizi görür. Hedef ne AIDS’e çare bulmak ne de Mars’a adam kondurmak. Hedef, yaratıcı hücrelere daha çok kan gitmesini sağlamak.
Unutmayın, rüzgâr yoksa el altında, her zaman küreklerimiz var!”
Kelimelerinizi neoloji@medyakronik.com adresine bekliyoruz.


Hakan Yaman kimdir?
İstanbul’da doğdu. Tarsus Amerikan Lisesi’nde okudu. Boğaziçi Üniversitesi’nde ekonomi öğrenimi gördü. Müşteri ilişkileri, Pazar araştırmaları, satış ve dağıtım ağı konularında çalıştı. İnternet siteleri ve dergilerde, ekonomi ve insan kaynakları yazıları yazdı. Ahmet Şerif İzgören’le birlikte yazdığı “Eyvah! İş Görüşmesi” 2004’te, “Hamili Kitap Yakınımdır!” 2005’te yayımlandı. Hakan Yaman 24 Ocak 2006’da aramızdan ayrıldı.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan MEDYAKRONİK sorumlu tutulamaz.

Yorumlar Yorum Sayısı 0

Yorum Ekle

8 Ekim Çarşamba