Tutkunun tarihi…

60 yıldır spor otomobil seven herkesin hayallerini süsleyen Ferrari, Maranello’daki müzesinde bir tutkunun tarihini anlatıyor.

18/12/07 - 15:50

haberin fotoğrafları

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18

Yazı ve Fotoğraflar:
Uğur Orakçı
uorakci@medyakronik.com


İtalya ve otomotiv kelimeleri yan yana telaffuz edilince kuşkusuz akla ilk gelen marka “Ferrari” olur. Onu bu kadar ünlü yapan ise çok büyük adetlerde otomobil üretmesi değil, sattığı otomobillerin her birinin birer “efsane” olması… Şahlanmış atı, kendi adıyla anılan kırmızı rengi ve araçlarındaki kusursuz el işçiliğiyle otomobil tutkunlarının gönlünde ayrı bir yeri vardır Ferrari’nin. En az ürettiği otomobiller kadar efsane haline gelen Ferrari Müzesi de her yıl on binlerce ziyaretçiyi Maranello’ya çekiyor…
Modena’nın 19 kilometre güneyinde yer alan Maranello, Ferrari’nin anavatanı… 50 futbol sahası büyüklüğündeki fabrika, şehrin hemen girişinde kurulu. Bu fabrika sadece bir otomobil fabrikası değil aynı zamanda sanatsal bir başyapıt kabul ediliyor. 3 bin 500 kişinin çalıştığı tesis bir yandan Ferrari’nin en son teknolojisini barındırırken bir yandan da fabrikanın en eski kapısı halen kullanımda. Enzo Ferrari’nin fabrikayı ilk kurduğu yıllardan beri var olan bu kapı, turistler için fotoğraf çekilecek en güzel yer.

Fabrikanın önünden dümdüz devam edip, “Via Dino Ferrari” caddesine giriyoruz. Burada bizi yan yana sıralanmış Ferrari ürünü satan çok sayıda hediyelik eşya mağazası karşılıyor. Dükkânların Ferrari kırmızısı vitrinleri insanı hemen havaya sokuyor. Hemen her yerde Ferrari Formula-1 takımının efsanevi pilotu Michael Schumacher’in fotoğrafları var. Bu mağazalar içinde en ünlüsü ve en çok çeşide sahip olanı Warm-up adındaki dükkân. Burada Ferrari’yi anımsatan birçok şey satılıyor: Tişört, kalem, ayakkabı, şapka, model araba, çıkartma, hatta orijinal Ferrari yedek parçaları… Koleksiyon bölümü de oldukça zengin. Fiyatları 20 bin Avro ile 250 bin Avro arasında değişen koleksiyonluk Ferrari ürünlerini de burada bulmak mümkün. Warm-up’ı da geçtikten sonra artık karşımıza Galleria Ferrari çıkıyor. Değişik tasarımıyla heyecan uyandıran, Ferrari kırmızısı çelik borularla süslenmiş müzenin girişinde iki adet Ferrari heykeli sizi karşılıyor.

Kırmızı kapının arkası

Müzeye girer girmez karşınıza ilk çıkan yer yine bir “Ferrari Store.” Araba maketleri, şapkalar, çeşit çeşit Ferrari kıyafetleri, bayraklar, kitaplar, posterler ve daha yüzlerce ürünün satıldığı bu mağazanın fiyat aralığı dışarıdakilerden daha da geniş. 5 bin ile 45 bin Avro arasındaki hediyelik ve koleksiyonluk ürün arasında seçim yapmak oldukça güç. Ferrari’nin dünyada sadece 6 tane olan (Bologna, Hangzhou, Las Vegas, Maranello, Milano, Roma, Şangay) Ferrari Store mağazalarının en fazla çeşide sahip olanı da burası. Alınacakları aldıktan sonra giriş biletini almak için sıraya giriyoruz. Kuyruk hayli uzun, sırada bekleyenlerin neredeyse tamamı turist. Her gün Modena’dan Maranello’ya Ferrari turları düzenleyen otobüslerle geliyorlar. Bu turlar Modena, Maranello, Ferrari Factory, Pista di Fiorano ve Galeria Ferrari’den oluşuyor. Biletimizi de aldıktan sonra, o müthiş kırmızı kapının arkasındaki galeriye geçiyoruz.

Müze 3 kattan oluşuyor, 4 farklı bölüm ve bir tane de prototip bölümü var. Girişte bizi Ferrari’nin Formula-1 dünyası karşılıyor. Ferrari Scuderia takımının (Ferrari’nin Formula-1 ve yarış takımı) 1920’lerden bugüne kadar olan bütün Formula-1 araçları, bu araçların motorları, pit stop ekibi, Ferrari’nin aldığı birçok ödül ve kupa bu bölümde ziyarete açılmış. Onlarca Formula-1 aracını görüp de heyecanlanmamak mümkün değil. Arka fonda çalan Formula-1 aracının kulakları sağır eden sesi de ziyaretçileri ortamın havasına daha da sokuyor. Duvarlardaki resimler özenle seçilmiş, hepsi sanki bir film şeridi gibi hazırlanmış. Gezerken etrafınızda Ferrari Formula-1 filmi oynuyormuş gibi geliyor. Teker teker her aracı, her detayı incelemekten alamıyoruz kendimizi.

Bu katın sonunda sol tarafta Ferrari’nin efsanevi kurucusu ve adına dünyanın en hızlı arabası yapılan kişinin; Enzo Ferrari’nin (1898-1988) çalışma odası bulunuyor. Oda Enzo Ferrari’nin 1988 yılındaki ölümünün ardından aynen korunmuş. Çalışma masası, not defteri, kalemi, gözlüğü her şeyiyle aynen duruyor. Sadece nakledilirken sökülüp müzede ayrılan yere taşınmış. Kırılmaz camlarla muhafaza edilen odada Enzo Ferrari’nin aldığı kupalar, ödüller, kendi el yazısından yazdığı çeklere kadar her şey görülebiliyor. Odanın bir köşesine asılmış plazma TV’de Ferrari’nin verdiği son röportaj yayımlanıyor.

Bu bölümü de bitirdikten sonra bir kat yukarıya çıkıyoruz. Merdivenlerin bitiminde kırmızı bir 550 Maranello Barchetta bize yol gösteriyor. Büyük kapıdan geçince genişçe bir salona çıkıyoruz. Bu salonda da iki adet araç var. Biri 1949 yapımı Spider (Barchetta) Touring, diğeri 2006 yapımı 599 GTB Fiorano. İki arabanın göz alıcılığından, duvarlardaki 260 tane Ferrari marka arabanın resimleri sönük kalıyor. 599 GTB Fiorano’nun arkasındaki odada küçük bir sinema var. Burada her saat başında Ferrari World isimli film oynuyor. Yaklaşık 45 dakika süren film Ferrari’nin 1947’den 2007’ye kadar olan 60 yıllık serüvenini anlatıyor. Filmi de izledikten sonra geziye devam ediyoruz. Salonun sonundan sağa dönüyoruz ve Ferrari’nin prototiplerinin sergilendiği geniş galeriye geliyoruz. Burada da 12 tane özel yapım Ferrari var. Bazıları yarışlar için özel tasarlanan araçlar. Birkaç tane de üretimine geçilmemiş prototip bulunuyor. Bunların en göz alıcısı gümüş grisi 360 Barchetta; 360 Spider’dan esinlenilen aracın ön ve yan camları yok denecek kadar küçük, yan camları hareketsiz ve üstü kapanmıyor. Bu galeriye girişte duvara baş aşağı asılmış F2005 in görüntüsü ise gerçekten mükemmel.

Dokunmak yasak ama kim dinler…

Bu galeriden çıkıp küçük salona, oradan da üst kata geçiyoruz. Aslında müzenin en önemli katı burası. En önemli ve en kalabalık olmasının sebebi burada sergilenen otomobillerin de çok önemli araçlar olması. Bu katta toplam 13 tane araba sergileniyor. Ve herkesin merakla görmek istediği araç olan Enzo Ferrari de bu katta. Enzo ile birlikte F40, F50, F430, 575 M Maranello, Testarossa, 612 Scaglietti, 360 Spider, 328 GTS, 288 GTO, 500 Testa Rossa ve Dino 246 SP de bu katta sergileniyor. Hepsi birbirinden göz kamaştırıcı, hepsi birbirinden özel otomobillerin önünde fotoğraf çektirmek isteyenler uzunca bir süre beklemek zorunda kalıyor. Ayrıca bu katta Ferrari’nin ilk Formula-1 aracından son F2007 kodlu Formula-1 aracına kadar olan bütün yarış arabalarının motor replikaları bulunuyor.

Sergide replika kullanılmasının 2 nedeni var. Birincisi ve en önemlisi endüstriyel casusluk. Ferrari motor üretimini bir sır gibi saklıyor. Bir diğer sebep ise sergilenen her parçanın üzerinde “dokunmak yasaktır” yazsa da müzeyi gezen herkesin hayatında ilk defa gördüğü Ferrari motorlarına dokunmak istemesi; istemekle kalmayıp dokunması… Bu dokunmaların, değeri milyonlarca Avro olan motorları bozabileceğinden replika tercih ediliyor. Araçların etrafında koruyucu hiçbir şey yok, insanlar rahat rahat baksın diye böyle bir engel konulmamış. Fakat araçlara dokunmak yasak. Her yere konumlanmış kameralar her hareketiniz izleniyormuş etkisi yaratıyor. Ferrari Enzo’nun yanında aracın motoru da sergileniyor. Tabii ki bu da replika. Duvarlarda Ferrari için geliştirilen lastiklerin fotoğrafları, Ferrari arabalarının test fotoğrafları, Enzo Ferrari’nin fotoğrafları var. Bu katta ayrıca, Ar-Ge çalışmalarını ve rüzgâr testlerini Ferrari’nin fabrikasında yapan ünlü İtalyan mimar Renzo Piano imzalı muhteşem görsellikteki rüzgâr tünelinin bir maketi de yer alıyor. Salondaki büyük ekranlarda Ferrari ile ilgili filmler oynatılıyor. Bu salonun en sonunda yaklaşık 200 tane otomobil maketinin kronolojik olarak sıralandığı bir model araba sergisi var ki gerçekten görmeye değer.

Galleria Ferrari’deki gezimiz bu katta son buluyor. Her katın, her detayın üzerimizde bıraktığı etkiyle müzenin çıkışına doğru ilerliyoruz. Aslında burası sadece bir otomobil müzesi değil; burası bir tutkunun nasıl oluştuğunu anlatan gerçek bir zaman tüneli… Buraya herkesin sahip olmak istediği fakat sadece belirli bir sınıfın sahip olabildiği bir otomobil müzesi diye bakmak çok yanlış olur. Çünkü Ferrari’niz olsun veya olmasın, Galleria Ferrari yolu düşen herkesin ilham alacağı bir öykü anlatıyor…
Galleria Ferrari’ye gitmek, hakkında daha detaylı bilgi edinmek isteyenler www.galleriaferrari.com adresini ziyaret edebilirler.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan MEDYAKRONİK sorumlu tutulamaz.

Yorumlar Yorum Sayısı 0

Yorum Ekle

7 Ekim Salı